Uzak Okumalar II — Etkinlik Bülteni
Makineler edebiyat okur; ama bizim okuduğumuz gibi değil. Sayma, ölçme, karşılaştırma ve görselleştirme yoluyla yeni soruların kapısını açar. Asıl mesele, makinenin işleyebildiği ölçek ile insanın anlayabildiği derinliğin birbirini nasıl tamamlayacağıdır.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bomonti Konferans Salonu’nda 12 Mayıs’ta düzenlenen “Uzak Okumalar II: Makineler Edebiyat Okuyabilir mi?” başlıklı panel, dijital araçların edebi metinlerle kurduğu ilişkiyi sorguladı. Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Uygulama ve Araştırma Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte Kemal Şahin, Zeynep Zengin ve Neşe Pelin Kaya yapay zekâ ve doğal dil işleme araçlarının edebiyat araştırmalarında ne ölçüde kullanılabileceğini üç farklı perspektiften ele aldı.
Her panelde farklı başlıklara odaklanan Uzak Okumalar serisinin ikinci halkasında Neşe Pelin Kaya, “okuma” eyleminin doğasından yola çıkarak insan zihni ile yapay zekâ arasındaki “örüntü arama” noktasında ortaklaşan temel benzerliğe dikkat çekti. Ancak insan bu örüntüleri deneyim, kültürel birikim ve sezgiyle anlamlandırırken büyük dil modelleri devasa metin külliyatlarındaki istatistiksel birlikte görünme örüntülerinden hareket eder. Doğal dil işleme araçlarının duygu analizi, varlık tanıma, metin sınıflandırma vb. edebiyat araştırmaları için sunduğu olanakları örneklerle açıklayan Kaya, bu araçları okumanın yerini alan değil okumanın ölçeklenebilmesini sağlayan yardımcılar olarak konumlandırdı.
Kemal Şahin, sunumunda yapay zekânın tarihsel gelişimini mekanik hayalin çağı, verinin ehlileştirilmesi, aynadaki zihin çağı ve dijital varlıklar çağı olarak dört dönem üzerinden çerçeveledi. Transformer mimarisi ve büyük dil modellerinin çalışma prensiplerini tokenleştirme, dikkat mekanizması, bağlam çıkarma şeklinde açıklayan Şahin, bu modellerin bir metni analiz ederken bağlamı çıkardığını, tonu belirlediğini, örüntüleri bulduğunu ve duygu analizi yaptığını gösterdi. Öte yandan makinenin bilinç, deneyim ve kültürel bellek taşımadığını, dolayısıyla metni “insan gibi” okumadığını vurguladı. Şahin ayrıca 2024 sonrasında yükselen yapay zekâ ajanlarının yalnızca soru-cevap döngüsünde kalmayıp hedef belirleme, planlama ve araç kullanımı gibi otonom süreçlere geçtiğine dikkat çekerek edebiyat araştırmacılarının bu yeni dönemi yakından takip etmesi gerektiğini belirtti.
Zeynep Zengin, hesaplamalı edebiyat çalışmalarının somut yöntemlerine odaklandı. Stilometri, n-gram analizi ve ayırt edici kelime analizini erken Cumhuriyet dönemi Türk romanları üzerinden örneklendiren Zengin, yazarların bilinçdışı kullandığı işlev kelimelerinin “ve”, “ama”, “ki”, “de” gibi bağlaç ve edatların bir tür parmak izi işlevi gördüğünü örnekler üzerinden gösterdi. Burrows’s Delta yöntemiyle oluşturulan mesafe matrisleri ve dendrogramlar aracılığıyla Yakup Kadri, Reşat Nuri, Tanpınar, Hüseyin Rahmi, Halide Edip ve Refik Halid’in romanları arasındaki stilistik yakınlık ve uzaklıkları haritalandırdı.N-gram analiziyle Murat Gülsoy ile Oğuz Atay arasındaki metinlerarası bağı sayısal olarak gösteren Zengin, bu yöntemle büyük verilerdeki göndermelerin hızlı bir şekilde tespitinin mümkün olduğunu ifade etti.
Panel, niceliksel yöntemlerle niteliksel okumanın birbirini dışlayan değil tamamlayan iki araştırma hattı olduğu üzerinde uzlaşıyla sonuçlandı. Konuşmacılar, Türk edebiyatında dijital beşeri bilimler çalışmalarının önündeki en temel engelin temiz ve açık erişimli veri setlerinin yokluğu olduğunu, Türkçeye özgü NLP araçlarının geliştirilmesi ve OCR altyapısının iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Uzak Okumalar etkinlikleri 2026-2027 güz yarıyılında yeni panellerle devam edecek.
Uzak Okumalar etkinlik serisi hakkında bilgi ve duyurular için: edebikentharitalari.com